Patara Antik Kenti (Patara Plajı)
Patara’ya Villa tatiline gelmiş iseniz görmeniz gereken yerlerden Patara Antik Kenti(Patara Plajı) hakkında bilmeniz gerekenler.Fethiye ve Kaş,Kalkan arasında yer edinen ve ülkemizin aden köşelerinden kabul edilen Patara 2020 yılına ismini yazdırdı. Likya döneminde liman şehri olarak kurulan Patara, su yolları, amfi tiyatrosu, kent kapısı, sütunlarla süslenmiş mermer yolları, meclis binası ve oldukca nadide yapılarıyla, Anadolu topraklarının zamanı zenginliğini yansıtacak görkemli bir yer. Patara Kaş kazasının sınırları arasında yer alıyor. Kaş’ın son dönemlerde keşfedilmesi ile birlikte Patara’ya yoğun alaka gösteriliyor. Özellikle Kaş harbiden ekonomik villaları, doğası, plajları ve görkemli koyları ile istisnasız gelen herkesi büyülüyor. Kaş ve Patara’ya yakın olan Kaputaş plajı size okyanusta yüzme keyfini hissettirecek kadar egzotik. Hem gezim sektörünün yoğun olduğu bölgelere yakınlığı ile aynı zamanda naturel güzelliği ile hem yurt içerisinden hem yurt dışından ziyaretçi ağırlıyor. 2020 Patara Yılı duyuru ederek hem ülkemizin aynı zamanda Patara’nın zamanı zenginliğini dünyaya tanıtmış olacak kapıları aralamış olduk. atara köklü bir geçmişe haiz olduğundan her devre değişik özellikleriyle ön plana çıkmış mistik bir kent. Likya Birliği’nin başkenti ve birlik yönetimden oy hakkına sahip 16 şehirden bir tanesi. Mitolojik öykülerde Patara’nın ismi sık sık anılıyor ve bu öykülerde su perisi Lykia ile beraber Apollon’un oğlu Paturus’un bu şehri kurduğu belirtiliyor. Noel Baba olarak malum Saint Nicholas’ın Pataralı olduğu söyleniyor. Patara plajı 18 km uzunlukta beyaz kumlara sahip bir plajdır. Patara, internasyonal sözleşmeler çerçevesinde Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi duyuru edilmiş bir bölge. Caretta Carettalar ürüme yeri olarak yüzyıllardır Patara kumsallarını kullanıyor. Patara Plajı’nda, ekonomik villaların manzaralarından tadını çıkarabilmeniz için tabiat elinden gelen her şeyi yapıyor. Bu uzun kumsalda, tamamen naturel biçimde oluşan kum tepeleri manzarayı izleyebilmeniz ve benzersiz fotoğraflar çekebilmeniz için sizi bekliyor.Kumsalın orta kısımlarında yoğunlaşmış olan kum tepeleri, Patara Plajı’na benzersiz bir tat katıyor. Özellikle gün batımında, kum tepelerinin üstünde başka hiç bir yerde göremeyeceğiniz bir manzaraya şahit olacaksınız. Roma İmparatorluğu’nun 300 yılı aşan egemenliği döneminde son aşama gelişmiş bir kent halini alan Patara, Bizans Dönemi’nde de Hristiyanlar açısından kutsal düşünülen yerleşim bölgeleri arasındaydı. 541’de yaşanmış olan veba salgını ve MS 7. ve 8. yüzyıllarda yaşanmış olan Arap akınları ile nüfusu azalan ve küçülen Patara, 1211’de Selçukluların Akdeniz kıyı şeridinde ilk ele geçirdiği yerlerden biri olmuş. 13. yüzyıldan itibaren tarih sahnesine çıkan Menteşe Beyliğinden sonrasında 1424’de Osmanlı hakimiyetine giren Patara ile alakalı yazılı kaynaklarda yer edinen son malumat 1478 senesinde Sultan Cem’in Rodoslularla görüşmek suretiyle Patara’ya gelmesi olarak biliniyor. 1481’de Rodos’ta yaşanmış olan yıkıcı deprem ve oluşan tsunami ile deniz fenerini kaybeden Patara’nın limanının da kapanmasıyla şehrin terk edilmiş olduğu ve hayatın sona erdiği düşünülüyor. Patara’nın kurulduğu dönemlerde bataklık halindeki alanın bir koy niteliğinde olduğu ve liman olarak kullanıldığı biliniyor. Günümüzde bataklığın batı kıyısında zamanı bir liman binası, doğu kıyısında ise liman kapısı kalıntıları görülüyor. Patara’da günümüze ulaşan yapıların büyük çoğunluğu Roma, Bizans ve Orta Çağ izlerini taşıyor. Modestus Zafer Takı, Patara Antik Kenti’nin giriş kapısı. Oldukça muhteşem bir mimari anlayışla, MS 100 yıllarında bölge valisi adına inşa edilmiş olduğu kabul edilen tak, batısında Likya tipi lahitlerin bulunmuş olduğu mezarlık alanına da açılıyor. Büyük Kilise, Bazilika veya Kent Bazilikası olarak adlandırılan yapı, Gelemiş Köyü’nden(Patara) sahile inen yolun hemen batısında, Liman Hamamı’nın güneyinde yer alıyor. Doğu batı doğrultusunda uzanan bazilika, 2013-2019yılları içinde meydana gelen kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılmış. MS 5. yüzyıla tarihlenen yapının muhtemelen bir depremle yıkıldığı, MS 6. yüzyılda eklenen yeni bölümleriyle tekrar açıldığı düşünülüyor. MS 11. yüzyılda eklenen şapel bölümüyle son halini alan bazilika, Likya ve Patara’nın erken Hristiyanlık ve Bizans araştırmaları için ehemmiyet taşıyor. Mezar Kilisesi, kent kapısının kuzeyinde, güneyden şehre gelen antik yol üstünde, Günlük Tepe yamacında yer alıyor. MS 4. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar işlevini sürdüren kilise, birçok tamir ve değişiklik geçirmiş. Patara Meclis Binası, Likya Birliği şehirlerinin temsilcilerinin buluşmuş olduğu dünyanın en eski meclis binası. Patara Meclis Binası, TBMM tarafınca restore edilerek ziyarete açıldı. Yerel kireç taşı kullanılarak inşa edilen meclis binasının duvarları 17 metre yüksekliğe sahip. Bin 400 kişilik kapasiteye sahip olan binanın üst oturma sıralarına erişebilmek için ana girişlerinin yanında merdiven çıkışları da bulunuyor. Yapının tam merkezinde mermer döşeli minik bir orkestra ve onun hemen önünde bir sahne binası konumlanmış.Tiyatro, kentin güney ucundaki Kurşunlu Tepe’ye yaslanmış, Helenistik dönem özelliklerini gösteriyor. MS 1. yüzyılın ortalarında yaşanmış olan depremle yıkılan tiyatro binası tekrar inşa edilmiş. Günümüzde sahilden gelen kumlarla kaplı olan tiyatronun sırtını yasladığı Kurşunlu Tepe, Patara’nın ve çevrenin seyredildiği en güzel manzaraya sahip. Tepecik Yerleşkesi, Patara kent merkezi ve iç limanın kuzeyinde, antik koyun doğusunda yer edinen Tepecik, 30 metre yüksekliğa sahip naturel bir kaya yükseltisi. Kuzeyden kente ulaşan kara yoluna aynı zamanda limana olan hakim konumuyla şehrin müdafaa merkezi olarak da düşünülen Tepecik’te MÖ 6. yüzyıldan MS 5. yüzyıla kadar devamlı yerleşim görülmüş. Vespasian Hamamları, Roma Dönemi’nde kente inşa edilen dört hamam yapısını tanımlıyor. Merkez Hamamı, Liman Hamamı, Nero Hamamı ve Küçük Hamam yapıları Vespasian Hamamları’nı oluşturuyor. Vespasian Hamamları, MS 60’lı yıllara uzanan zamanı geçmişiyle Anadolu’nun en eski hamam yapıları olarak kabul ediliyor.Granarium, Patara’nın kuzeybatısındaki bataklığın gerisinde yer edinen tahıl ambarı (Granarium) 65×32 metre ölçüleriyle antik kentten günümüze ulaşan en mühim anıtsal yapılardan biri. Ambarın kentle direkt bağlantısının olmaması ambarda gemilerle kente gelen veya yurt dışına giden buğdayın depolandığını gösteriyor. Su yolu, su iletim ve dağıtım hattı, bugünkü içme ve kullanma suyu sistem mühendisliğine müsait felsefeyle inşa edilmiş. Antik Deniz Feneri, Roma İmparatoru Neron tarafınca MS 64-65 yıllarında yaptırılan Neron Deniz Feneri. Patara Limanı’nın iki ağzına 12 metre yükseklikte yerleştirilen deniz fenerinin bulunmuş olduğu yer tamamen kumlarla dolmuş durumda. Günümüzde sahilden uzakta, limanın batı köşesinde yer edinen deniz feneri Roma İmparatoru Neron tarafınca MS 64-65 yıllarında yaptırılmış. Patara Deniz Feneri, bununla beraber dünyanın bilinen en eski deniz feneri yapısı. Rodos’ta yaşanmış olan yıkıcı deprem ve arkasından oluşan tsunami ile yıkılmış. Patara’ya kadar gidip de alışveriş etmeden dönmek olmaz. Yöresel mamüllerin satılmış olduğu pazarlarında rengarenk tazecik mamüller sizi bekliyor olacak. Taze sebzeler, meyveler, otlar ve dahası bu pazarlarda. Buranın el emeği mamüllerinden alıp sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz. Gelemiş Köyü ziyaretinizde yöreye özgü ürünlerden alışveriş edebilirsiniz. Tatilcilerine harika deneyimler yaşatan Patara Plajı’nda ancak yüzmenin keyfini değil, naturel ne kadar güzelliği var ise hepsini bir arada bulacaksınız.kiralikvillaniz.com.tr ekonomik villarında kaldığınızda birkaç günde olsa Kaş’ın mucizevi yerlerine gidebilir, yazın son demlerini burada doyasıya yaşayabilirsiniz. Patara ulaşım mevzusunda ziyaretçilerine birçok yol güzergâhı sunuyor. Bölge İstanbul’la 837 km, Ankara’ya 657 ve İzmir’e 407 km uzaklıkta. Antalya üstünden Patara’ya gitmek içinse ortalama 220 km’lik bir yol mevcut. Kalkan’ı geçtikten 11 km sonrasında Patara sapağından girip, 5-6 km daha ilerlediğinde, sağda ve solda dizili duran köy evleri seni karşılayacak. Dilersen Patara’ya uçak seyahati planlayarak da gidebilirsin. Bölgeye 110 km uzaklıkta kalan Dalaman Havalimanı veya 220 km’lik bir mesafede bulunan Antalya Havalimanı seçeneklerini kullanabilirsin. Uçak dışında Kaş’a yada Fethiye’ye giden şehirlerarası otobüslerinden de Patara’ya ulaşım sağlanabiliyor. Otobüs yolculuğundan sonrasında, kent içi ulaşım araçlarını kullanarak, Ovaköy mevkiinden Patara’ya ulaşabilirsin.Tabi Likya’da bütün bu ihtişamı hakkını vererek dolaşmak için Kaş villa kiralama seçeneklerine bir göz atmakta yarar var. Hatta yakın olması nedeniyle kiralikvillaniz da bir seçenek olabilir. Bu yüzden yola çıkmadan ilkin kiralikvillaniz.com.tr ziyaret edip kıyaslamalı fiyatlar içinde en ideal villayı bulmanızı öneririm. Akdeniz bölgesinde yeni değişik rotalar ile alakalı bilgi almak isterseniz seyahat bloglarımıza bakabilirsiniz. Keşfetmeniz dileğiyle…
BU YAZIYI PAYLAŞ